Drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Drama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
4 Mayıs 2016 Çarşamba
11.22.63 (2016)
Tur: Bilimkurgu | Gizem | Drama
Durum: Bitti
Yayıcı: Hulu ( USA)
Başlangıç: 15.02.2016
Bitiş: Eylül 04.04.2016
Bölüm Sayısı: 8 (Mini Dizi)
Lise'de öğretmenlik yapan Jake Epping (James Franco) müdavimi olduğu restoran sahibi'nin garipliklerine şahit olur, en son konuştuğunda ise henüz bir kaç dakika geçmesine rağmen birden yaşlandığını hatta sağlam olması gerekirken birden hastalandığına şahit olmaktadır, Restoran sahibi olan "Al" bir zaman kaymasından bahsederek çıktığı görevi ve neden görevinde başarısız olduğunu anlatır, Al artık hastalandığı için görevi Jake'e devreder, Jake'nin görevi zamanda geriye giderek Kennedy suikastini engellemektir.
Al aslında herşeyi düşünmüştür, yıllardır zamanda geriye gittiği için idda sonuçlarını edinmiştir, kimin ne zamanda nerede olduğunu kaydetmiştir, hangi zamanda ne olacağının kronolojisini çıkarmıştır lakin bir türlü suikaste engel olamamıştır. Zamanda geriye gitmenin kesin ve katı kuralları vardır.
Jack, Al'in başladığı işi devralır ve yapılmış plana uygun hayatını geçmişte geçirmeye başlar, hedef Kennedy suikastının engellenmesi olsa da belirli bir süre zarfında geçmişte yaşaması gerekmektedir, işte en beklenmedik anda Sadie Dunhill ile tanışıp kısa sürede aşık olacaktır, Jake neyin önemli olup olmadığını sorguladığı görevi yerine getirebilecekmidir göreceğiz.
Zaman yolculuğunun kurallarını sorguladığımız bir çok an olsa da her şeye uygun bir cevap karşımıza çıkıyor, hele karşısına çıkan engeller sekiz bölüm boyunca bizi eğlendirecek cinsten, maalesef bir Mini Dizi'de olsa oldukça fazla aşk meşk izlemek pek beklentilerim arasında değildi, sonu da maalesef beklediğim gibi olmadı, yine de kısa sürmesi ve konunun ilginçliği dolayısı ile ve en önemlisi Sadie'nin muhteşem gülüşü için bile bu dizi izlenir.
12 Eylül 2012 Çarşamba
Weeds (2005)
Tur: Komedi | Suç | Drama
Durum: Bitti
Yayıcı: Showtime ( USA)
Başlangıç: Ağustos 07, 2005
Bitiş: Eylül 16, 2012
Bölüm Sayısı: 102 ( Sezon 1:10, Sezon 2:12, Sezon 3:15, Sezon 4:13, Sezon5:13, Sezon6:13, Sezon 7:13, Sezon8:13)
Şu sıralar 8. Sezon son bölümü yayınlanacak olan Weeds oldukça sıradışı ve orjinal konusu ile bizlere heyecanlı ve zevkli anlar yaşatarak ekranlara veda etmeyi planlıyor. Jenji Kohen yaratıcılığı, başrollerde Mary-Louise Parker -Nancy Botwin karakteri ile çocuklarına bakabilmek için ot satmaya başlayan bir kadının öyküsünü, Elizabeth Perkins - Celia Hodes karakter ile normal bir ev hanımı yaşantısından değişen hikayesini, Kevin Nealon - Doug Wilson karakteri ile itibarlı bir muhasebeci iken dönüşen hayatını konu alacağız.
Dizi ana karakteri olan Nancy Botwin üzerinden ilerler, kocasının ölümü sonrası lüks yaşantısı sekteye uğrayan ve 2 çocuğuna bakmakla yükümlü olduğu halde aklına ot satma fikri yatan çaresiz bir anne karakterini canlandırır, en büyük destekcisi ve köstekcisi kayınbirader Andy ise bir baltaya sap olamamış sorumsuz bir tiptir, en az ana karakter kadar renkli bir tip olan Celia Hodes mahallenin rüküşlerindendir ve içi içine sığmayan kuralcı bir tiptir, diğer renkli şahsiyet olan Doug Wilson ise itibarlı bir muhasebecidir. Dizideki tüm karakterler 8 sezon boyunca oldukça değişecek ve gelişecektir, sırf bu gelişimleri takip etmek bile başlı başına bir konuyu meydana getiriyor.
Nancy uyuşturucu işine bir girer pir gider, küçük başlayıp hızlıca büyür ve kendi kendine yetmez hale gelir, elbette ot'u elde etmenin en kolay yolu onu yetiştirmek olduğuna göre o işe de el atacaktır, yalnız Nancy'nin ilerleyişi pek de istediği gitmeyecek, her yükselişinin yanında bir de düşüşün geldiğini, bir olayı kurtarırken başka bir olayı tetiklediğini ve hayati risklerinin devamlı surette arttığını farkedecektir.
Dizi devam eden 8 sezon boyunca inanılmaz bir ivme elde edecek ve her bir sezon en az bir ana konu üzerinden devam ettiğinden devamlılıktan hoşlanan izleyiciyi de memnun edecektir. Neredeyse sezon sonları diğer sezonun ana konusunu oluşturduğundan sezonlar arası pek de ara vermek için istek duymayacaksınız.
İlk sezonlar ile son sezonlar arası olaylar ve karakterler o kadar değişmiştir ki hakikaten değişimin hızına ayak uydurmakta zorlanacaksınız.
Nancy karakterini sevecek herkesin dizinin gönüllüsü olacağına inanıyor ve mutlaka izlenmesi gerekli bir dizi olması sebebiyle şiddetle öneriyorum. Her bölümüm yaklaşık 22 dakika ve toplamda 102 bölüm izleyeceğimize göre ne az ne de çok bir zaman almadan kaliteli ve keyfli bir seyirlik sunacaktır.
9 Temmuz 2012 Pazartesi
The L.A. Complex (2012)
Tür: Drama
Durum: 2. Sezon için yenilendi
Yayıncı: MuchMusic ( Canada)
Başlangıç: Ocak 10, 2012
Bölüm Sayısı: Sezon 1:6 , Sezon 2:13 bölüm olacak
Jewel Staite'nin Firefly ve Stargate Atlantis sonrası hangi projelerde yer aldığını araştırdığım anda denk geldiğim The L.A. Complex pek ortalıklarda gözükmeyen ama bence başarılı bir drama olarak karşıma çıktı. Melrose Place dizisine benzerlikler oldukça fazla, pansiyonvari bir Otelde kurulan arkadaşlıklar, beş kuruşsuz olarak bir hayalin peşinden gelinen Hollywood, acımasız film ve müzik sektörü içerisinde var olma çabaları dizinin ana unsurları.
Jewel Staite artık oyunculuk kariyerinin sonuna gelmiş ve var olma çabaları içerisindeki bir karakter olan "Raquel Westbrook"u canlandırıyor.
Özellikle Abby ilginç bir karakter, kalacak yeri dahi olmaksızın beş kuruşsuz hayatta kalma mücadelesi veren karakteri acaba istediğini elde edebilecek mi?, Connor ise şeytanın bacağını kırmış ve bir dizide baş rolü kapmıştır, inişli çıkışlı hayatların şehri Los Angeles'te başarılı olabilecekmidir?, Alicia ünlü olma merdivenlerini tırmanmak için hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan, para kazanmak için striptease bile yapan bir danscıyı canlandırıyor.
Konu bilindik olmasına rağmen işleniş hoşuma gitti, karakterler sempatik, mücadelelerini karakterlere iyi yansıtmışlar, rol içerisinde rol yapmaları hoş, L.A.'yi seven ve değişiklik arayanlara tavsiye edilir.
20 Ocak 2012 Cuma
Wonderfalls (2004)
Wonderfalls (2004)
Sadece 13 bölüm yayınlanmış bu dizide Jaye Tyler Nikaragua Şelalesinde hediyelik eşya dükkanında çalışan genç ama hayata başarılı başlayamamış istekli satış elemanıdır.Sorunları dolayısı ile tam kafayı yediğini düşündüğü sırada cansız figürlerin kendisi ile konuştuğunu farkeder.
Konuşan figürler kafayı yemesi ile mi alakalı yada kazandığı bir güçmüdür bilinmez ama şimdilik kendisini komik durumlara sokmaktadır.
Aslında çok hoş bir dizi, neden devam etmemiş anlamadım doğrusu, gülme efekti olmadan gülebilmek çok hoş bir duygu bu arada, hem komedi, hem fantazi, hem de güzel çevre görmeye isteklilerin deneyebileceği güzel bir seyirlik olarak göründü bana.
Witchblade (2001)
Witchblade (2001)
Sara Pezzini üst üste yakınlarının ölümleri dolayısı ile kızgınlık ve öfke problemleri içerisinde ki bir polis dedektifidir.
Babasının katilini yakalayacağını düşündüğü anda ortağını da kaybetmesi duygusal açıdan bir çöküntü durumu getirse de şans eseri edindiği bir bileklik hayatını değiştirecektir.
Bileklik Witchblade adı verilen gizli bir silahtır, sadece seçilmiş kimseler bu bileziği takabilir ve takan kimseye inanılmaz güçler verir.Bilekliğin gücü o kadar büyüktür ki insanı ele geçirebilir.
Toplam 24 bölüm 2 sezon olarak yayınlanmış Witchblade süperkahraman dizilerinden hoşlananlar için kaçırılmayacak bir dizi, ara ara hızlanan temposu kadar fazlaca ağır sahneleri de mevcut, döğüş sahneleri şimdilik biraz sırıtsa da başrol oyuncusunun Angelina Jolie benzerliği şaşırtıcı düzeyde( Resimlerde değil ama izlerken hak vereceksiniz). Sadece ilk 2 bölümü seyrettiğimden tümü için yorum yapamıyorum şimdilik.
17 Ocak 2012 Salı
Revenge (2011)
Sezon başladığında pek de ümitlenmediğim fakat bir ara bakarım belki dediğim bir dizi idi Revenge, hatta zamanından önce yayınlanmış olmasına rağmen normal yayından birkaç hafta sonra izleme şansı buldum,yani gerçekten önemsememiştim,şimdi yüzüme yemiş bir tokat gibi yaptığım hatanın affına sığınarak az sayıdaki haftalık dizilerim arasındaki güzide yerini almış bir yapım.
Her şey "Emily Thorne" ve "Daniel Grayson"'ın evlilik merasimi ile başlıyor... mu?, bitiyormu ?.İnsan hayatının en
Bölümler ilerledikçe Emily'nin bir hayli karışık hayatı, ulaşmak istedikleri için harcadığı sonsuz efor, bitmeyen intikam ateşi ve akılcı planlar bir bir gözlerimizden kayıp gidiyor.İlk bölüm ne söz verdi ise kalan bölümler hep üzerine koyarak ilerliyor.Başlardaki intikamından nasibini alanlara üzülmek dışında elimizden bir şey gelmiyor.
Gözlerini intikam ateşi bürümüş biri var da, karşı tarafı yokmu bu işin?, hem de en alasından;"Victoria Grayson", Şeytan gibi bir kadın, nasıl bakışlar öyle yahu insan hakikaten korkuyor...
Emily ve Victoria baş rollerde görünse de yan karakterler açısından oldukça zengin dizimiz, Nolan karakteri mesela saat'li bomba, ne yapacağı bilinmiyor, Jack eski gözde ama çok saf, Daniel tam bir aptal aşık, Conrad Greyston çok fazla sırrı olan ama kendini fazla ortaya atmayan bir tip, Ashley ve Tyler karakterleri de zaman zaman heyecan yaratıyorlar, "David Clarke" ve "Lydia Davis" Emily'nin gazabından önce epey bir aktifdiler, en sevdiğim ve heyecanlandığım karakterlerden biri de "Amanda Clarke", ama spoiler olmasın çok fazla değinmeyelim, sağlam bir karakter oda.
Başlarda Emily bir bir intikamını ortaya serip tek tek karakterleri gazabı ile çarpıyor gibi görünse de işler ilerledikçe baştaki gibi kolay lokma olmadıklarını da anlayacak,avcı iken av olmak da var bu işte, herkes kurt, kurt kapanı içerisinde hayatta kalmak gerek.
10 bölüm sonrası ara veren dizi Ocak ayında kaldığı yerden devam edecek gibi görünüyor,şaşalı reytinglere sahip olmasa da yeterli izleyici kitlesine sahip( ortalama 2,5-3/ 7-8 M izleyici), bir sonraki sezon siparişini de şubat-mart gibi alabilir.
Demem odur ki güzel dizi, izleyiniz efendim.
Hart of Dixie (2011)
Hart of Dixie (2011)
Sıcak içten bir seyirlik,Rachel Bilson'u da The O.C.'den sonra güzel bir yapımda görmek çok hoş.
Zengin züppe bir şehirlinin,kendince genel hayatı olan küçük bir kasabaya düşmesini dramatik ama fazlasıyla espirili bir biçimde anlatan yapım, çoğu komedi dizi'sinden daha fazla güldürmeyi başardı beni. Bir sonraki bölüm ne olacak diye merak etmeseniz de hiç sıkmadan eğlendirici bir şekilde kendini izlettiriyor.Sıcaklar ile ilgili bölüm izlediklerim arasından sıyrılsada genel çizgisini hiç bozmadı.
The O.C. de gördüğümüz asi ve çılgın kız gitmiş ayakları üzerine basan,sorumluluk sahibi,hayalleri peşinden giden ve işini başarılı bir şekilde başaran biri gelmiş bu dizide.Rachel Bilson'un "Zoe" karakteri üzerinde çok çalıştığı ve güzel performans sunduğu kesin.Epeyce bir de yan karakter oluşu diziyi izlenebilir kılan güzel unsurlar.Gerçi bir ara Türk filmi mi izliyorum havasına girmedim değil.Anlatım tarzı olsun,arada verilen küçük gizemler olsun,drama unsuru olsun, kesinlikle başarısız bir yapım olmadığı aşikar.Bu sezonun şans verilesi dizilerinden biri.
Ringer (2011)
Ringer (2011)
Alışkanlık gereği yeni başlayan tüm dizileri indirir ve ilk bölümü hızlıca izlemeye çalışırım,eğer az da olsa umut vaad ediyorsa arşivler ve bir kenarda sırasının gelmesini beklerim,aslında sırası gelmemişti daha dizinin ama iyiki de izlemişim.
Herhangi bir beklenti ile başlamadığımdan olsa gerek bölümler arka arkaya akmaya başladı,kendimi durdurduğumda saatin inanılmaz geç olmasına rağmen izleme isteğim hiç azalmadı.
Diziyi izlerken nedense hep Süleyman Demirel aklıma geldi,çok laf eder ama azını anlardık,bu dizi de öyle,başı ve sonu güzel,ortasında pek bir şey olmuyor Merak unsurunu inanılmaz güzel koruyorlar,basit ve sığ konu ancak bu kadar akıcı hale getirilebilirdi,bravo yani.
Beklenti içerisine girmediğiniz boş bir gününüzü dolu dolu geçirtecek hoş bir seyirlik olarak tavsiye edebilirim.
Enlightened (2011)
Enlightened (2011)
Tam bir HBO dizisi,nedendir bilmem ilk bölümler berbat ötesi oluyor,girizgah falan herhalde,tamam Amy'nin durumunu ve gelişmesine tanık olduk ve geri döndü ama bana bir türlü elektrik veremedi bu karakter.Baştaki sinirli hallerin kasapta aldırılmış versiyonu pek de hoşuma gitmedi,aslında sanki dizi bu bölümden sonra başlayacak da acayip şeyler olacak hissi uyandırsa da benim dizi ile ilgili beklentim kalmadı ve dizi ile vedalaşıldı.
I Hate My Teenage Daughter (2011)
I Hate My Teenage Daughter (
Ne
Dengesiz 2 ev
Hell on Wheels (2011)
Hell on Wheels (2011)
Henüz ilk sezonu bitmeden ikinci sezon onayı alan yeni dizilerden biri olan "Hell on Wheels" ray'lardan gelecek intikam ateşini körükleyecek bir dizi olarak karşımıza çıkıyor.1800'lerin sonlarına doğru Kuzey/Güney savaşı henüz bitmiş,kölelik henüz kalkmışken bir kaç kötü adamın Kuzey Amerika Demiryolu inşaasını alması ve savaş sırasında karısını kaybetmiş intikam peşindeki eski bir askerin hikayesi diye düşünüp ilk bölümünü seyrettiğim dizi yavaş ilerlese de tüm AMC dizilerindekiler gibi heyecanını kendinde saklayarak ilerliyor. Çok fazla siyah beyaz olaylarına takmazlar ise (ki malesef öyle görünüyor) güzel biri dizi bizi bekliyor.Bu tür diziler ABD/ İngiltere gibi köleliği içinde yaşamış ülkeler için ilginç olsa da bizlere birazcık uzak kalıyor.Bir şans verilmesini hakediyor.
Storm of the Century (1999)
Storm of the Century (1999)
Şu arşivde neler varmış bir de eski takılalım derken henüz hiç listelemediğim diziler olduğunu farkettim,özellikle Stephen King yazarlığındaki yapımları hiç listelememişim, oysa ki neredeyse küçük bir Stephen King arşivim varmış da haberim yokmuş.İsmini ilginç bulduğum Storm of the Century ile başlayayım dedim.
Öncelikle çözünürlüğün düşük ve elimdeki iki bölüm toplamının 4 saat 20 dk olduğunu düşünürsek epeyce korkmuştum,ayrıca özellikle Stephen King uyarlamalarının çok başarısız olduğu eğilimim dizi başlarındaki moralimi epeyce bir bozdu.
Dizi'yi 4 bölüme ayırırsak ilk bölüm gayet sıkıcı,adaya gelen esrarengiz bir yabancı ve yıllara konu olacak derecede büyük yaklaşan fırtına,gözü dönmüş bir cani ile mi karşıkarşıyayız derken aslında zati muhteremin fantastik bir şahsiyet oldulğunu öğreniyoruz.İkinci bölümde ada kolluk kuvvetlerinin duruma el koyması ve adamda gariplikler sezmesi oldukça ilginç sahneleri de beraberinde getirdi, üçüncü bölüm ile birlikte yabancı hakkındaki gerçeklerin ayyuka çıkması tüyler ürperticiydi,kalan son bölüm ise ..., izleyin görün.
Sözün özü bir pazar günü zamanınız varsa ve sabırla ilginç sahnelere kadar dayanabilecek iseniz Stephen King'in satıraralarını güzel yansıtmış bu minidiziden hoşlanabilirsiniz.Şahsi fikrim diziyi 4'de bölün ve 4 günde bitirin.
Rose Red (2002)
Stephen King yazarlığındaki izlediğim bir diğer yapım olan Rose Red sonu hariç oldukça güzel bir uyarlama idi.
19.YY başlarında petrol zengini bir iş adamı tarafından yaptırılan ancak inşa'ası bir türlü bitirilemeyen Rose Red malikanesi çeşitli olayların yaşandığı ve 3 kuşak el değiştirmesine rağmen gizemi henüz çözülememiş bir evdir.Başlarda bildiğimiz ise malikanenin inşaata kendi kendine devam etmesidir, yani bitirildiği sanıldığında 3 bina ve 1 avlu olan ev şu an çok daha fazla binaya ve odaya sahiptir,hatta son sahibi oda sayısından kesinlikle emin değildir çünki her saydığında değişmektedir, ayrıca ilk kuşak sahiplerinin ruhlarının halen evde bulunduğu ve rahatsız edenleri cezalandırdığı yönündeki görüş evde yaşanmış son ölümler sonrası inanca dönüşmüştür.
Üniversite de tarih profesörü olan Joyce, bu evi kafasına takıntı haline getirmiş ve içerisindeki mistik olayları gün yüzüne çıkarmak istemektedir.Pisişik güçleri olan bir grup ve son kuşak ev sahibi ile birlikte eve bir tur düzenleyerek bilimsel veriler ile dönmeyi planlamaktadır,en çok güvendiği isim ise güçleri ile evlerin üzerine taş bile yağdırabilen Annie'dir.
Gezi başlar ve ilk başta evin bekledikleri kadar mistik ve karanlık olmadığını düşündükleri anda ev çığırından çıkar...
Üç bölümlük dizide ilk iki bölüm oldukça güzel kurgulanmış,ilk bölüm ev hakkındaki hikayeler eşliğinde grubun bir araya getirilmesini, ikinci bölüm bu grubun eve gitmesi ve yerleşmesi, üçüncü bölümün ise gerçeklerin su yüzüne çıkması olarak betimlenebilir. İlk iki bölüm sanki yazarın ağzından izliyormuş hissi verilmişse de son bölüm gizem+korku+heyecan üçgenini aynı anda veremediği ve yazarın duygularının yansıtmadığını düşündüğümden ilk bölümlerin gölgesinde kalmış.Emily Deschanel'e de çok daha güzel bir rol verilebilirmiş.
Tanıdık aktörler,seçilmiş güzel ev, yaratılmaya çalışılan mistik ortam için bile izlenir.izleyecek yada izlemeyecek herkesin imdb sayfasındaki dizi trailerini mutlaka izlemesini öneririm.
The Diary of Ellen Rimbauer (2003) isimli devam filmi de mevcuttur.
4 Temmuz 2011 Pazartesi
Breaking Bad
Tür: Drama
Durum: Devam Ediyor
Yayıncı: AMC ( USA)
Yayın Tarihi: Pazar Saat 10:00 pm
Başlangıç: Ocak 20, 2008
Bölüm Sayısı: 46 (Sezon 1:7 , Sezon 2:13 , Sezon 3:13 , Sezon 4:13 , Sezon5/6: 16???)
Pek fazla proje de görmesek de X Files gibi sağlam bir proje de imzası olan ve Hancock gibi bilinir bir film'in yazarı Vince Gilligan tarafından yaratılan Breakin Bad,başroller de Mr White karakteri ile Bryan Cranston,Skyler White karakteri ile Anna Gunn,Jesse Pinkman karakteri ile Aaron Paul hayatlarının oyunculuklarını sergiliyorlar.
Dizi aslında konu olarak pek orjinal sayılmaz,dizi'yi dizi yapan konuyu çok güzel bir olay örgüsü ile karşımıza çıkaran yazarların ve oyuncuların başarısı.Arkası yarın tarzın güzel bir örneği çünki bazı bölümler bir önceki bölümün tam bittiği kareden başlıyor.Tipik bir Amerikan ailesi yaratılmaya çalışılmış;Mortgage ile ödenen orta halli bahçeli havuzlu şirin bir ev ve dolayısı ile çekilen para sıkıntısı,aslında çok zeki ve başarılı bir kimyager olan baba'nın gurur meselesi yapıp çeşitli sebebler dolayısı ile orta halli bir lise'de kimya öğretmenliği yapması,işinde başarılı olan anne'nin hamile kalması sonucu işini bırakıp kendini ailesi'ne adaması,ilk çocuklarının doğuştan özürlü olması dolayısı ile çekilen sıkıntılar ve üzerine aile reisinin Kanser olduğu anlaşılması Dramal olay örgüsünün son halkasını oluşturmakta.Dizi aslında tam bu noktada başlamakta çünki baba kısa zamanının kaldığını düşünerek ailesine borç mirası bırakmaktansa illegal yollarla da olsa iyi geçinmeleri için çabalayacaktır.
Dizi tamamen Mr White'ın gözünden ilerlemekte,yani aslında tek kişilik bir şov diyebiliriz olaya.Kanser olduğunu öğrenmesi dolayısı ile zaten zor geçinen bir aile olan White ailesi walterin kanser olması ile daha perişan bir hale girmişlerdir,kanser tedavisi gerçekten çok pahalı bir süreç olduğundan çıkış yolları iyiden iyiye tıkanmıştır.Başarılı bir kimyager olduğu dönemlerinden arkadaşının doğum gününde,arkadaşlarının zenginliklerini ve kendi durumunu tartan walter birden mesleğinden dolayı başarılı olabileceği ve hızlıca para kazanabileceği bir çıkış yolu bulacaktır.
Eşi Skyler'in kardeşi Merie DAE'de başarılı bir Narkotik Dedektifi Hank ile evlidir,Hank yaptığı işle oldukça gurur duymakta ve bir gün bir baskında Walter'i de misafir etmektedir.Baskın oldukça başarılı geçmiş ve suçlular yakalanmış ve üretime el konulmuştur,Walter olayları arabadan izlemektedir ve eski öğrencisinin yan apartmandan gizlice kaçtığını farketmiştir,Jesse Pinkman karakterinin olaya dahil olması da tam bu olaylar silsilesi sonucu olacak ve Walter'in uyuşturucu hayatı bu noktadan sonra başlayacaktır.
Walter karakteri hayatını hep doğrulara adamış,gururu konusunda taviz vermeyen ama işi söz konusu olduğunda huysuz-inatçı bir ihtiyardır,Kimya'yı çok sevmekte ve elementler ile harikalar yaratabilmektedir,hangi elementlerin birleşip nasıl tepki vereceğini çok iyi bildiğinden dizi ilerledikçe elindeki malzemeleri nasıl ilginç bir şekilde kullanacağına da şahit olacağız,Mc Gavyer tarzı dersem herhalde bir şeyler çağrıştıracaktır.Walter olayları iyi sentezleyip doğru sonuçlar çıkararak uyuşturucu üretiminden başlayan çaylaklıklarını oldukça genişletecektir.Elbette ilegal zorluklar ailesi ile karşılaştığı zorlukların yanında çok daha az önem arzetmektedir,kalan kısa hayatında ailesi için para bulmaya çalışmak ve ailesinden bunu gizli tutabilmek insanüstü bir azim gerektirmektedir.
Jesse karakteri kesinlikle çocuklarımıza örnek olacak bir tip değil,küçüklükten beridir yanlış yollara sapmış,yanlış yollarda devam etmiş,uyuşturucu müptelası hatta satıcı ve üreticisidir.Kendi çapında kazancı,başarılı olmayan uyuşturucu üretimi ve satışı baskın sonrası sıfırlanmıştır,ne ailesi ne de çevresi tarafından istenmeyen Jesse'de yeni hayatının başlangıcını Walter ile bulacaktır.Walter üretim konusunda ki uzmanlığını,Jesse ise satış yönündeki uzmanlığını birleştireceklerdir.
Syler kocasını çok sevmekte ve ailesi için terim yerinde ise "saçını süpürge" etmektedir,başarılı olduğu işinden birazda ekonomik sebepler ve hamilelik dolayısı ile ayrılmak zorunda kalmış,evi ile ilgilenen iyi niyetli ama zeki bir kadındır.Walter'in kanser olduğunu öğrendiği andan beri her türlü desteği göstermesine rağmen uzun süreli evden ayrılmalarına oldukça içerlemektedir ve anlam verememektedir ama bir bit yeniği de aramıyor değildir.
Bolca drama barındırmasına rağmen özellikle Jesse ve Walter ikilisini gördüğümüz sahnelerde oldukça eğlenceli bir dizidir,huysuz bir ihtiyarın umursamaz bir genç ile nasıl anlaşabileceklerini anlamak elbette gayet kolaydır.
Dizi'yi güzel yapan en önemli özellik olayların anlatımı ve oyuncuların onu göstermesindeki başarısıdır elbet,izlerken keşke şöyle devam etseydi diyebileceğiniz sahne çok azdır çünki beklentileri oldukça iyi karşılamaktadır,olay örgüsü çok sağlam ve normal bir insanın yaşayabileceği tarzda olduğundan izleyiciye de yakındır.Aksiyon yoktur belki ama çok heyecanlanırsınız,başı sonu belli gibidir ama çok merak uyandırır,dramadır ama sizi güldürebilir,oyuncular manken değildir ama bizden biri gibidir,polisiye değildir ama konuyu çok güzel dahil eder,yani hayata dair her türlü duyguyu barındırır,sizden biri olur bağımlılık yaratır.
Geç farketmeme rağmen pişman olmadığım, 4 gün içerisinde 2 Sezon devirdiğim Breaking Bad, aldığı ödülleri sonuna kadar hakeden,çizgisini bozmaz ise uzun süre de adından söz ettirecek güzel bir dizi.
30 Haziran 2011 Perşembe
Tin Man
Sınıf: Mini-Dizi
Tür: Macera | Drama | Fantastik | Bilimkurgu
Durum: Bitti
Yayıncı: Syfy ( USA)
Başlangıç: Aralık 02, 2007
Bitiş: Aralık 04, 2007
Bölüm Sayısı: 3
L Frank Baum'un meşhur kitabı the wonderful wizard of oz'un modernleştirilmişi değil de, daha çok yeniden düşünülmüşü tin man. yeniden düşünmekten kasıt, ana karakterlerin isimleri ve oz'daki istekleriyle oynanmış ve hikayenin esas amacı dorothy'i eve göndermekten kurtarılıp, oz'un kurtarılması olmuş. böylece sahip olduğu çocuklara mesaj niteliğindeki "kalp, akıl, cesaret senin içindedir, bakmayı bileceksin" ve "evin kalbinin olduğu yerdir." ana temalarını daha az gözümüze sokuyor. gerçi bu sefer de aile bağları, kötüyle iyinin savaşı var ama zaten onlar hangi fantastik macerada yok ki?Alıntı: 22dakika.org
dizinin başrollerinde (weeds'ten de hatırlayabileceğiniz) zooey deschanel, Neal McDonough, raoul Trujillo, kathleen robertson, richard dreyfuss ve benim hem karakterine, hem kendisine hasta olduğum alan cumming oynuyor.
tin man'in kısaca mevzusundan da bahsedeyim. ana karakterimiz dg, orta amerika'da yaşayan, dünyaya neden uyum sağlayamadığını düşünen, kurallara karşı çıkan, hayalgücü yüksek bir garsonken, garip rüyalar görmeye başlar.
rüyasında sürekli aynı yerleri ve aynı kadını görmektedir ve bu kadın bir fırtınanın yaklaştığını söylemektedir dg'ye. derken fırtına gelir, dg'yi o.z.'ye (outer zone) götürür. burada kendisini bekleyen kötü bir de büyücü mevcut azkadelia adında, davamız bununla ilgili efendim. daha fazla bilgi veremiyorum spoilera giriyor çok pis. yolda yine alışık olduğumuz 3 arkadaşını farklı formlarda bulup, meşhur tuğlalı yoldan maceraya düşüyorlar.
diziyi izlemeden önce 1939 yapımı "the wizard of oz" filmini de mutlaka izlemenizi öneririm zira görsel göndermeleri farkedip eğlencenizi katlayabilirsiniz.
6 Mart 2011 Pazar
Flash Gordon
Tür: Aksiyon | Macera | Drama | Bilimkurgu
Durum: Bitti
Yayıncı: Syfy ( USA)
Başlangıç: Ağustos 10, 2007
Bitiş:Şubat 08, 2008
flash gordon, asıl adı steven 'dır. babası (Dr. lawrence gordon) oğlunun küçükken çok hızlı koşabildiği için aile arasında ismini flash olarak değiştirmişlerdir. böylelikle adı herkes tarafından flash olarak bilinmektedir. Dr. Lawrence fizik profösörüdür. aynı zamanda "portage initiative" adında bir projede büyük rol alır. Dr. Lawrence fizikçi olduğundan dolayı araştırmalarında uzaylar arası yada nasıl adlandırabilirim dünyalar arası geçit açmıştır. bir tür teleport gibi birşey.
birgün Dr. Lawrence ve asistanı "portage initiative" adındaki projelerininin üzerinde çalışırken, iş yerlerinde yangın çıkar. bu yangın esnasında yangına neden olan birde uzaylar arası geçit açmışlardır. o an da babası bu da neyin nesi derken, ışınlanıp, başka bilinmeyen bir yere gider. bu olayı kimseye duyurmak istemezler. babasının yangında öldüğünü söyleyip, olayı örtbas ederler. flash 13 yaşında babasına veda etmiş olur. dr. lawrence kendi çalışmalarıyla ilgili imex adında bir ilizyon tarzı veri bankası, data bankası gibi birşey yapmıştır. başka bir gezegenden (mongo ) birileri imex'i bulmaya dünyamıza gelir.
flash, babasının bu esrarengiz ölümüne halen inanmamaktadır. taaki bu uzaydan, bir yabancı bu imexi bulmaya gelene kadar. flash, babasının bir şekilde başka bir gezegende olsa bile yaşadığını düşünür ve babasını bir şekilde kurtarma çabasına girer. böylelikle macera başlar.
Alıntı Metin: 22dakika
2 Şubat 2011 Çarşamba
Caprica
Tür: Aksiyon | Macera | Drama | Bilimkurgu
Durum: Bitti
Yayıncı: Syfy ( USA)
Başlangıç: Ocak 22, 2010
Bitiş: Ocak 04, 2011
Bölüm Sayısı : 18
İlgili Dizi: Battlestar Galactica
Caprica gezegeni 12 koloninin kültürel,ekonomik,politik,eğitim ve teknoloji merkezidir.Şirketlerin para ve güç hırsı,emniyet ve resmi birimlerdeki çürümüşlük,suçların artması ve koloniler arası çıkar çatışmalarının giderek artması savunma sistemlerinde köklü yenilikler getirmesini sağlamış ve ilk prototip Cylon askerler üretilmeye başlanmıştır.Bilindiği gibi bu asker robotlar sınırsız şekilde gelişecekler hatta insan formunda Cylon modelleri yaratılacak ve İnsanlar - Cylonlar arası savaş patlak verecektir.(bkz:Battlestar Galactica)
Savaş gemisi Galactica Caprica'nın yok oluşundan kurtulup macerasına başlamadan 60 yıl kadar önceki dönemde şehirde yaşanan olaylar konu alınmakta ve koloniler arası politik çatışmalarve tek tanrılı dinciler arasında yaşanan gelişmeler dikkat çekmektedir.Koloniler arasında yaşanan politik görüş ayrılıkları savaş tehlikesini de beraberinde getirmiş ve akıllı robot askerler yani Cylon üretimi fikrini ortaya çıkarmıştır,fakat teknolojik olarak yaşanan imkansızlıklar koloniler arası teknloji hırsızlığına yol açmıştır.
Tek tanrıcı grubun terorist faaliyetlerinde kızlarını kaybeden Grayston'lar ve Adama'ların birbirlerine yakınlaşmaları,aileler ve bağlı oldukları gruplar arasındaki çıkar çatışmaları ve hırsları,yaşam standartların'daki değişimler ve sanal dünyada kızların tekrar canlanmaları aileler arası tercih edilen seçimlerin ana nedenlerini oluşturmakta ve insan olmanın ağırlığını arttırmaktadır.
Daniel Grayston sanal dünya'ya açılan kapılar olan Holoband'ların mucidi ve Cylon'ları yaratan teknolojinin anahtarıdır.Holoband'lar ile geçiş yapılan sanal alemler de sınırsız eğlence ve sınırsız kuralsızlık hakimdir,bu dünyaların birinde tek tanrı dini gelişmekte ve kızı Zoe bu duruma yardımcı olmaktadır,Zoe sanal alemde kendi klonunu yaratmış ve kendi kararlarını verebilen zeki varlıklar geliştirmiştir.Kızının ölümünden sonra sanal dünya da kızı'nın klonunu gören Daniel Grayston hem kızını geri kazanmak,hem Cylonların zekasını oluşturacak bu klonları elde etmeye çalışacaktır.Cylon robot arayüzüne sahip ilk akıllı makineye can veren kızı Zoe'nin klonu aslında savaşı başlatacak ilk versiyonudur.
Battlestar Galactica'da gördüğümüz drama unsuru,politik çekişmeler ve din çatışması'nın nedenlerini de görebileceğimiz Caprica'da konuya geç girilmesi ve din unsurunu fazlaca uzatmaları nedeniyle ömrü kısa olsa da hızlı sonu ve Cylonları yeniden görmenin mutluluğu, diziyi izlemeyi değer kılan ana unsurlardır.18 Bölümlük kısa bir macera olan Caprica ile doyamadığımız Cylon'larla inşallah 2011 sonlarında başlayacak Blood and Chrome ile daha uzun ve heyecanlı maceralara atılmak umuduyla...
22 Ocak 2011 Cumartesi
The Vampire Diaries
Tür: Drama | Aile | Korku/Doğaüstü | Gizem | Gerilim
Durum:Yeni Sezon Bekleniyor
Yayıncı: The CW ( USA)
Yayın Günü: Perşembe
Başlangıç: Eylül 10, 2009
Bölüm Sayısı: 44 (Sezon1:22 , Sezon2:22)
The Vampire Diaries (Vampir Günlükleri) romanları LJ Smith tarafından yazılmış ve New York Times en çok satanlar listesine girmiş bir korku serisidir. Kitapta küçük bir kasabada yaşayan Elena Gilbert isimli bir kızın iki vampir erekek kardeş arasındaki iyiye ve kötüye şahit olması anlatımaktadır.
Yazar, seriye 1991 ve 1992 yıllarında yazdığı dört kitapla başlamış. Bunlar sırasıyla The Awakening(1991), The Struggle(1991), The Fury(1991) ve Dark Reunion(1992).
Orijinal seriye ek olarak serinin 2009 yılından itibaren yayınlanmaya başlayan bir de geri dönüş üçlemesi mevcut. Nightfall, Shadow Souls ve Midnight.
Dizinin yapımcılığını ve yazarlığını ise daha önce Dawson's Creek dizisinin de yazarlarından olan Kevin Williamson ve gösterimden kaldırılan Kyle XY dizinin yazarlarından Julie Plec üstlenmiş. Projenin uygulayıcı yapımcıları ise The CW'nin bir diğer dizisi Gossip Girl'ün de uygulayıcı yapımcılarından Leslie Morgenstein ve Boby Levy. Dizinin pilot bölümünü daha önce True Blood, Dexter, Veronica Mars, Cold Case gibi dizilerde de yönetmenlik yapmış olan Marcos Siega çekmiş.
Ailelerini dört ay önce bir trafik kazasında kaybetmiş olan 17 yaşındaki Elena ve 15 yaşındaki kardeşi Jeremy, yaşadıkları acı sonrası hayatlarına devam etmeye çalışmaktadırlar. Elena çevresinde her zaman güzelliği ve başarılı bir öğrenci olmasıyla ön planda olmuştur. Yaşadığı acıyı dış dünyadan saklama çabasındadır. İki vampir kardeşten Stefan ve Damon'ın kasabaya gelmesiyle, Elena'yla Stefan hemen birbirlerine karşı ilgi duymaya başlarlar.
Dizi bu hikâyeden yola çıkarak, ufak bir kasabadaki iki vampir kardeşin Elena isimli genç kıza karşı duydukları tutku yüzünden birbirleriyle mücadele içerisinde olmalarını konu alıyor. Vampirlerden daha iyi huylu olarak tanımlayabileceğimizin adı Stefan, daha sert ve karanlık görünümlü olan ve insan kanı içme konusunda herhangi bir vicdan azabı duymayansa Damon. Bu iki vampirin birbirleriyle mücadelesi sırasında yalnızca Elena değil, genç kızın ailesi ve kasabanın diğer sakinleri de tehlike altında olacak.
Elena Gilbert:
Stefan Salvatore:
Damon Salvatore:
Lost'taki Boone rolüyle tanıdığımız Ian Somerhalder'ın canlandıracağı karakter, susuzluğunu insan kanıyla dindirmenin sonrasında vicdan azabı çekmeyen, çok kolayca hiçbir pişmanlık duymadan öldürebilen, yirmili yaşların ortasında çok yakışıklı, karanlık, güçlü ve etkileyici bir vampir. İlk başlarda herşeye duyarsız gibi görünsede ilerleyen bölümlerde eski sevgilisine benzediğinden midir yoksa Stefandan intikam almak için midir bilinmez ama Elena'ya ilgi duymaya başlıyor.Onun incinmesini engellemek için elinden gelen herşeyi yapıyor.Ancak Damonın kasabaya gelmesenin sebebi her ne kadar kardeşinden eski sevgilisi Katherine yüzünden intikam almak ve Stefan'a cehennem hyatı yaşatmak gibi gözükse de asıl amacı 145 yıldır bir mezarda tutsak kalan, hayatında aşık olduğu tek kadın ve aynı zamanda Elena'nın akrabası olan Katherin'i kurtarmaktır.Ve Katherin'in aslında mezara hiç girmediğini ve buna rağmen onu hiç aramayıp kendi hayatını sürdürdüğünü anlayıp hayal kırıklığına uğradığı ve sonrasında Elena'ya ilgi duymaya başladığı zaman Katherin'e karşı büyük bir nefret duymaya başlamıştır.Her ne kadar kötü olsa ve kendisine karşı büyük bir nefret ve kin beslese de kardeşinin hayatını birçok kez kurtarmıştır.
Metin Alıntı : wikipedia
7 Ocak 2011 Cuma
The Dead Zone
Tür: Bilim Kurgu | Drama
Durum: Bitti
Yayıncı: USA ( USA)
Başlangıç: Haziran 16, 2002
Bitiş: Eylül 16, 2007
Bölüm Sayısı: 80 (Sezon1:13, Sezon2:19, Sezon3:12, Sezon4:12, Sezon5:11, Sezon6:13)
Stephen King’in popüler kitabı “Dead Zone”un televizyon için uyarlanmış gerilim ve gizem dolu bir dizi.
Johnny Smith (Anthony Michael Hall) nişanlandığı gün bir trafik kazası geçirir ve komaya girer. Nişanlısı Sarah (Nicole de Boer) uzun süre Johnny'nin komadan çıkmasını bekler ama doktorlar umudu kestikten sonra başka birisiyle evlenir.
6 yıl sonra hiç beklenmedik bir şekilde Johnny komasından uyanır ve tanıdığı hayatın tamamen değişmiş olduğunu görür; annesi ölmüştür, nişanlısı başkasıyla evlenmiştir, vs. Aynı zamanda Johnny'de değişmiştir ve doğa üstü güce sahiptir. Dokunduğu kişilerin geçmişlerini ve ilerki zamanda ne olacaklarını görmeye başlar. Johnny hem olan bitenlerle hemde yeni kabiliyetlerinle başa çıkmaya çalışır.Metin Alıntı:22dakika.org
24 Aralık 2010 Cuma
Heroes
Tür: Aksiyon | Macera | Drama | Fantastik
Durum: Bitti
Yayıncı: NBC ( USA)
Başlangıç: Eylül 25, 2006
Bitiş: Şubat 08, 2010
Bölüm Sayısı: 78 (Sezon1:23, Sezon2:11, Sezon3:25, Sezon4:19)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





















